it's just a postcard

çünkü burası benim. dükkanın önünde oturan esnaf gibi düşün.

(Source: minikadiin, via sankicokkomik)

Kitabı arayacağım tabii ki.

Çok keyifliyim, birazdan inanılmaz bir yağmur yağacak.

-keşke buzdolapları sessiz çalışsa..

Kütüphane

Bugün okulda işlerimin erken bitmesinden istifade, dersten sonra kütüphaneye gittim. Aklımda bir kaç konu vardı raflarda aramak için. İlk önce edebiyat için karıştırdım biraz, yeni kitaplar alınmış bu sene. Hatta daha dün internette görüp, mutlaka almalıyım dediğim bir kitap bile vardı, memnun oldum. Tiyatro ile ilgili iki kitap aldıktan sonra diğer raflara da bakayım diyerek köşeyi dönüp girişe yöneldim. ‘Sanat koleksiyonu da varmış yahu’ diye mırıldanırken…

Hayatımda beni gözüm iliştiği an heyecanlandıran nadir kitaplardan birisiyle karşılaştım. Mavi kapaklı çok da kalın olmayan dergi boylarında bir kitap. Rafdan kaptığım gibi bir masaya oturup okumaya başladım. Bir yandan da plan yapıyorum, ‘Bu kitabı alırım, bütün gece okuyup bitiririm, yarın da gelir teslim ederim’. Çok da zaman kaybetmemek adına elimdeki diğer iki kitaptan birini masaya bırakıp bir tiyatro bir de resim kitabı ödünç almak için mutlu mutlu bankoya doğru yürümeye başladım. Öğrenci kartımı çıkarıp görevliye verirken akşam o muhteşem kitabı okurken yanında süt içip güzel notlar yazarım diye plan yapıyordum. Tabii bankodaki kadın yüzüme bile bakmamıştı, işini yapıyordu sessizce. ‘Muhtemelen kimsenin yüzüne bakmıyor’ diye düşünürken kadınla gözgöze geldim, ve ağzından o cümle çıktı:

'Bu kitabı ödünç alamazsınız, bu bir referans kaynak.'

Enjektörle burnumdan süt içmişe döndüm.

'Ehm öhö hım, ne?'

'Sistem bu kitabı size ödünç veremiyor.'

Sesimi çıkartamadım. Elimdeki tiyatro kitabını alıp oradan dışarı çıktım. Galiba artık üniversitenin kütüphanesine küstüm. Tabii onların bundan haberi yok, ama ben o kitabı internetten bulup aldıktan sonra oraya gidip, 2. katta bankoda oturan kadının masasının önünde yavaşça yerden yükselip gözlerinin tam içine bakıp dilimi çıkarıp nanik! yapmayı planlıyorum. Elimde kitapla beraber.

Okul.
Tükenmez kalem ile başlıkta hata yapınca ben: 

'Şurada küçük mavi bir bulut parçası varmış.'
Yağmurlu gün şerefine fırçamı yıkıyorum artık.
fyblackwomenart:

Stary Night by Coily And Cute

fyblackwomenart:

Stary Night by Coily And Cute

(via haniyanisimdi)

fuckyeahpainting:

tastefullyoffensive:

Artist Chris McMahon buys other people’s landscape paintings at thrift stores and puts monsters in them.

Previously: Artist Repaints His Own Childhood Drawings

Great idea for struggling artists. Save money on frame, canvas, and paint - all while giving old art new life!

Antalya’da akşam serinliği hep bir huzur, hep bir sakinlik.

(Source: as-valentine, via aeonit)